Bugün 20 Eylül 2017 Çarşamba
  • İstanbul27 °C
  • IMKB
    80.549
    %0.65
  • Altın
    146,381
    %-0.45
  • Dolar
    3,4727
    %-0.58
  • Euro
    4,1687
    %-0.32

Halit Bekiroğlu / 212 HABER

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Şehitlerin yazdığı tarih

04 Ağustos 2016 Perşembe 11:57

On gün önce fidanlarımız düştü toprağa, toprak yeşerdi, sümbüller gelincikler açtı...

Gazilerimiz, şehitlerin hatırasını yanıbaşımızda tutuyor, gaflete düşüp onları “ölüler” zannetmeyelim diye…

Bugün Halil İnalcık’ı da kaybettik;

Şeyhü’l-Müverrihin idi, tarihçilerin üstadı yani.

Allah rahmet eylesin…

İnalcık’ın anısına tarih yazılımının metodolojisine girersek fazlasıyla akademik bir manzara çıkar karşımıza, biz şehitlerin tarihine bakalım…

“Kaderin üstünde bir kader vardır” inancıyla 15 temmuz ile yazılan tarihten bahsetmek istiyor yüreğim…

15 Temmuz’da her türlü köprülerimizi yıkmaya çalışanlara inat iki gün önce yeniden köprülerimizi kurduk; Asya'dan Avrupa'ya, kıtalararası insan(lık) köprüsü kurduk, şehitlerimizi boğazın dibinde, köprünün kademlerine yaslanarak andık…

Ve bugün o köprünün adı açıklandı; 15 Temmuz Şehitler Köprüsü!

Ne mutlu şehitlerimize!

Allah için canını feda eden yiğitlere…

“Onlar güzel atlara binip gittiler” ama bizi yüzüstü bırakmadan gittiler, bize köprüler bağışlayarak gittiler…

Yıkılmaz köprüler; kıtaları birbirine bağlayan, yürekleri birbirine bağlayan köprüler…

Kalbi kararmışlara inat; fedakarlığı, aşkı, direnişi, tevazuyu, tebessümü kuşanarak gittiler…

“Biz cihadı alnımızın çatına vurduk,

Önce şehadeti koyduk her sabah duamızın başına”

Allah’ın yardımı sağanak sağanak geldi. Bütün doğallığı ile yüreğini ortaya koyan yiğitler sayesinde koca koca tanklar birer metal yığınına döndü. Ve şehitlerimiz, gazilerimiz tankın topun; iman dolu bir kalbi, şehadete susamış bir yüreği asla yenemeyeceğini bir kez daha gösterdi…

Onurlarıyla ayrıldılar aramızdan, az uzakta bizi izliyorlar; bize emanet bıraktıkları şeref madalyasına ne denli vefa göstereceğimizi heyecanla bekliyorlar, kendileri için değil bizim için…

 

Son yüzyılın toplumsal mukavemetini ve mutabakatını sırtımıza bıraktılar; hem direnip hem kuşatıcı olmayı, hem meydana çıkıp hem adil olmayı başaralım istiyorlar. Hesap gününe heybesi dolu gidelim, kirlenmeyelim istiyorlar…

İmam hatipten yoksun bir kuşağın hal-i pür melalini bize hatırlatıyorlar, boynumuza bir borç bırakıyorlar; imam hatiplilerin sayısı artsın, kalitesi artsın, askeri liselere de gitsinler, harp okullarına da gitsinler, hayatın tüm alanlarında şehitlere vefa duygusu ile bu ülkeye ve islam dünyasına hizmet etsinler, insanlığı bu medeniyet krizinden kurtarsınlar diye de şehit oldular…

Biz arkada kalanlar, önden giden atlılara şu mesajı ulaştırabilirsek zaten varolan tebessümleri öyle güzel coşacak ki;

Mukavemetinizi her dem canlı tutacağız,

Meydanları tutmaya devam edeceğiz,

Köprümüzün ismi artık 15 Temmuz Şehitler Köprüsü,

İsmi tabelaya değil ruha vereceğiz,

Farklı yaşlardan, ilçelerden illerden şehit olan kardeşlerimizin duruşunu küresel bir modele dönüştüreceğiz…

Direnmekle yönetmek, korumakla kurmak arasındaki denklemi kuracağız.

İmam hatipli kardeşlerimizle, milletimizle, İslam alemiyle birlikte şehitlerin yazdığı tarihi, yeni yazılacak medeniyet tarihinin ışığı yapacağız…

 

Bu yazı toplam 582 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 212 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 4863936 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA