Bugün 20 Eylül 2017 Çarşamba
  • İstanbul26 °C
  • IMKB
    80.549
    %0.65
  • Altın
    146,571
    %-0.32
  • Dolar
    3,4727
    %-0.58
  • Euro
    4,1687
    %-0.32

Emin Batur / 212 HABER

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ZAMANINDA EVET DEDİKLERİ İÇİN BUGÜN HAYIR DİYORLAR

20 Şubat 2017 Pazartesi 08:48

-          Sanayileşmeyeceksiniz!

-          Evet.. şeyy bir şey arz edecektim

-          Ne var?

-          Efenim uçak üretimimizin son aşamasına gelmiştik. Bari onu tamamlayıp seri üretimine geçsek?

-          Olmaz!.. Aksi halde anlaşmayı unut. Şu Vecihi midir nedir onunda bi kulağını büküverin. Tutturmuş ‘’Devlet destek vermese de uçağı kendim yapacam..’’ diye. Söyleyin ona haddini bilsin.

-          Evet.. tamam pekala

-          Yazını.. dilini.. pılını pırtını ne varsa değiştireceksin.

-          Evet.. tabii ki değiştiririm.. canıma minnet.

Ama şeyy

Nasıl bir kıyafet giydireceğiz bu millete?

Yüzyıllardır çarşıda pazarda tarlada giydiği alışık olduğu bir kıyafeti var. Onu çıkarıp yerine ne giydirelim?

-          Bizim Londra sokaklarını parsellemiş ünlü bir mafya çetesi var.. sizin millete onların kıyafetini giydirin. Uyar size.

-          Aman efendim! Böyle bir şeyi millete nasıl teklif edelim?

-          Hadi hadi! Sizi gidi barbarlar… İstanbul’u aldınız diye medeni mi oldunuz? Bizim mafya taşradan gelip bu kıyafetleri giyince oluyor da.. siz Orta Asya’dan gelip bu kıyafetleri giyince mi olmuyor.

 

ŞAPKA

-          Efenim!.. Nasıl desem bilemiyorum. Bari mafyanın başındaki şu fötr lengeride ısrarcı olmayın.. valla keser bu millet bizi. Yahudi şapkasını başımıza nasıl geçirirsiniz diye isyan eder.

-          Etsinler! Daha iyi ya…  Kurun dar ağaçlarını.. sallandırın üçünü beşini, bak bakalım gık’ını çıkaran kalır mı?

Zaten Çanakkale’de öldürmediklerimizden arta kalanlar bunlar.

Bari temizlenmiş olurlar.

-          Hacı hoca takımı da mı giyecek bu şapkayı?

-          EVET.. hatta ilk önce onlar giyecek. Onlar giydi mi halk peşlerinden gider.

-          Ama bu haksızlık.. Sizde din adamlarının kıyafetine karışılmıyor, biz niye karışalım ki!?

-          İşine gelirse.. yoksa anlaşmayı unut. Bırak giymeyeni aleyhinde konuşanı bile sallandıracaksınız ki, millet korksun.

-          Kadın olsa da mı?

-          EVET

-          Şu anda bir şeyden haberi olmayan Atıf Hoca diye biri şapka aleyhine bir kitap yazmış. Onu da mı sallandıralım?

-          EVET

-          Efenim bu kadar kişiyle biz nasıl baş ederiz?

-          Siz değil akıllım biz bizz... ‘’Arkanızda biz varız..’’ derken boşuna mı konuşuyoruz.

-          Efenim! Taşradaki esnef köylü vs. de mi fötr lengeri giyecek

-          Hayır! Arada bir statü farkı olmalı. Okumuş aydın kesimi, memur, bürokrat ve milletvekilleri fötr.. esnaf ve köylüler ise bizim taşrada yaşayan çingene mafyasının kasketini kullanacak.

-          Aman efendim! Bizi bu kadar aşağılamayın.

-          İşine gelirse.. yuların elimizde artık. Size ‘’fare deliğine girin!..’’ desek bile itiraz etmeyeceksin.

-           Peki, efendim

 

İKİ CAMBAZ BİR İPTE OYNAMAZ

-          Bu arada Kralımızın sizden önemli bir isteği var

-          Haşmetmeaba hizmet şereftir efenim

-          Hilafeti kaldıracaksınız

-          ….

-          Ne o dilini mi yuttun?

-          Efendim benden öyle bir şey istiyorsunuz ki, ne cevap vereceğimi bilemedim.

-          Bir ipte iki cambaz oynamaz.. maraza çıkar. Çıkıyor da nitekim. Bak dünya kan gölüne döndü. Niçin?

-          Niçin?

-          Dünyada 2 halife var da ondan

-          Allah Allah sizin Kralınız da mı Halife?

-          Öncelikle şu dilini bi değiştir artık. Ne o Allah Yallah falan. Sen dilini değiştirmeden milletin DİLİNİ, YAZISINI, YAZGISINI nasıl değiştireceksin?  İkincisi Kralımız; bizim de sizin de Kralınızdır. Göreceksin! Yakında Kanada’dan Avustralya’ya, G. Afrika’dan Hindistan’a, şu anda sizin Müslümanların yaşadığı Hint bölgesi Bangladeş mi Bangaldeş mi her neyse, Çin u Maçin, Ortadoğu, Pasifik ve Atlas Okyanus’undaki birçok ada dahil, tüm dünyanın Kralı bizim Kralımız olacaktır.    

 

Şimdi gelelim soruna:                                                                                         Kralımız aynı zamanda Anglikan kilisesinin de başıdır.

Yani

Senin anlayacağın manada söylemek icap ederse sizin Halife gibi yetkisi olan biridir. Verdiği emir aynı zamanda dini bir buyruktur.

Şimdi böyle bir durumda; Dünyayı idare etmek için 2 Halifenin olması sizin dininize göre de bizim dinimize göre de caiz değildir.

Bundan naşi sizdeki Hilafet makamı lağvedilecektir.

 

HALİFE ve İMPARATOR

-          İyi ama bu elimizde olan bir şey değil ki.. Hilafet dünyada yaşayan tüm Müslümanların otorite olarak kabul ettiği dini bir yapıdır.

Ayrıca

Bizim milli bütünlüğümüzü temsil eder.

Nitekim

Biz cephede ‘’Allah Allah..’’ naraları ile savaşırken ( özür dilerim yine ağzımdan Allah kelamı çıktı.) millete Hilafeti koruma sözü vermiş bunun için yemin etmiştik.

Siz!

Mesela yani.. kusura bakmayın örnek olsun diye söylüyorum:

Japonya’ya ‘’İmparatorluk makamını lağvet..’’ diye bir teklifte bulunabilir misiniz?

-          Bırak şimdi Japonya’yı Tanzanya’yı .. Japonya’yı Amerika ile birlikte yeneceğimiz zaman konuşacağız bu mevzuyu. Kabul edip etmeyeceklerini o zaman görürüz.

 

KUT UL AMARE

-          Ama siz bizi yenmediniz ki.. Kut… 

-          Bırak şimdi!

Kut-ul Amare nin ismini bile duymak istemiyorum.

Yani orada komutanlar dahil 10.000 askerimizi esir aldınız diye hemen havalara girmeyin. Bizde sizi Suriye Filistin cephesinde perişan ettik. 7. Ordunuzun zamanında geri çekilmesi bize büyük bir üstünlük sağlamış, durumdan haberi olmayan 8. Ordunuza büyük zayiatlar verdirmiştik. Sadece 50.000 esiri sizin o cephenizden aldık. O Ordu komutanını sen çok iyi tanırsın.. senin en yakın arkadaşın.

-          EVET

-          Ha şöyle… Sen buraya dediklerime ‘EVET’ demek için geldin. İkide bir araya girip kafamı karıştırma.

 

ÇANAKKALE

-          Ama biz sadece Kut-ul Amera da değil.. hani üstüne alınma Kazım Karabekir Paşa o yıllarda düşmanı önüne katarak taa Bakü’ye ulaşmış, oraya bayrağımızı dikmiş, Karargahını da Tebriz’e kurmuştu. Galiçya’da gösterdiğimiz kahramanlıkları saymıyorum. Bütün bunlar 3-5 sene önceki yakın tarih zaferlerimizdir. Bizim bir Çan…

-          Sus be adam! Duymak istemiyorum Çanakkale lafını. Ahh Elizabeth.. Queen Elizabeth. Nasıl olur.. nasıl batar o muhteşem savaş gemisi? Hem de sizin çakar almaz topunuzun attığı mermiyle.. hala aklım almıyor deliriyorum. O yüzden bana Çanakkale’den bahsetme.

 

ESİRLERİMİZ

-          Peki, başka konuya geçelim. Bizim esirleri Mısır Seydi Beşir Üsera Kampında neden krizol banyosundan geçirip gözlerini kör ettiniz?

-          Bana bak! Bir daha hatırlatıyorum: Buraya soru sormaya değil Kralımızın emirlerini almaya geldin.

-          EVET efendim.

-          Nerede kalmıştık?   

-          Krizol banyosunda.

-          Bırak şimdi krizolu mirizolu.. daha söyleyeceklerim bitmedi. Haa bu arada yeni kuracağınız hükumet işini gücünü bir kenara bırakıp da bu esir hikayesinin peşine düşmesin. Kralımız böyle şeylere çok kızar. Zaten yapmanız gereken bi sürü iş var.

Bu arada not alıyor musun?

-          EVET

 

YAZI

-          Yazıyı değiştireceksiniz

-          Nee?

-          EVET doğru duydun

-          Peki, nasıl yazacağım? Notlarımı nasıl tutacağım?

-          Merak etme.. o işi de düşündük. Senin not tutmana da gerek kalmayacak artık.

-          Nasıl olacak o iş?

-          NAHUM efendi senin yerine notları tutar. Hem o tuttu mu sağlam tutar.

-          Benim okuma yazmam ne olacak? Böyle kör cahil mi kalacam?

-          Hayır! NAHUM efendi sana okuma-yazmayı öğretir.

-          Aman Allah’ım.. bu yaşımda okuma-yazmayı bir Yahudi’den mi öğrenecem

-          Bu işe Allah’ı karıştırma. Senin en yakın arkadaşın da okuma yazmayı bir Yahudi’den öğrenmişti. Sizin Şemsi diye bildiğiniz adamın asıl ismi Zvi dir.

-          Eh! Öyle diyorsan öyle olsun.

 

ANAVATANIN DIŞINDA KALAN TÜRKLER

-          Türk dünyası ile ilişkinizi keseceksiniz!

-          Nasıl yani?

-          Osmanlı Devleti dağılınca size yeni bir sınır haritası vereceğiz

-          EVET

-          O sınırlara gözünüz gibi bakacaksınız.. yeni kutsalınız o sınırlardır

-          Bu sınırlar içinde Musul Kerkük Batum Halep Balkanlar vs. olacak mı?

-          Hayır

-          Ama bu saydığım yerlerin %80 i Türk ve Müslüman

-          Türk mürk anlamam. Size vereceğimiz haritanın sınırları dışında kalan Türklerle hiçbir şekilde ilgilenmeyeceksiniz.

-          Ama burası Anavatan.. nasıl sahip çıkmayalım?

-          Anavatansa al başına çal! Çok istiyorsan sürüp bunları Türkiye’ye gönderelim

-          Yok yok istemem. Başımda yeteri kadar bela var zaten. Onların başına da fötr lengeriyi siz geçirin

-          Hah.. yavaş yavaş mevzuyu anlamaya başladın bakıyorum. Ancak bir şey daha var

-          Nedir o?

-          Sınırın dışında kalan Türkleri ezeceğiz, dağıtacağız, hapsedeceğiz yani nasıl derler: Desantrilize edeceğiz. Toplu olarak bir yerde kalmak isteyenleri işkence edecek gerekirse öldüreceğiz.

-          O niye o? Biz burada yeteri kadar işkence edip öldüreceğiz zaten. Siz niye o zahmete giriyorsunuz?

-          Çünkü siz Türkler çabuk ürüyorsunuz. Yarın o bür gün Balkanların her tarafı Müslüman Türklerle dolar.

Şu anda bile Üsküp’ün Bursa’dan Gümülcine’nin Kastamonu’dan, Dobruca’nın Trakya’dan, Batum’un Trabzon’dan Halep ve Kudüs’ün Mardin’den ne farkı var?

-          E tabi.. 600 yıllık Devlet-i Aliye Osmani’ yyenin tabii sonucu bu.. başka nasıl olacaktı ki?

-          Hah ben de onu söylüyorum zaten.

Şu anda sınırlarınızın dışında kalan birçok yerde nüfus olarak zaten çoğunluktasınız. Hem de kahir ekseriyette...

-          Eee

-          E si şu:

Avrupa’nın ilerde demokrasiye geçmesi durumunda,

Sizin Türklerin kuracağı partiler Bulgaristan’da, Yunanistan’da, Makedonya’da, hatta Romanya’da bile tek başına iktidara gelebilir, diğer ülkelerde de Ana muhalefet veya iktidar partisi ortağı olur.

-          Diğer ülkeler derken?

-          Irak, Suriye, Gürcistan, Ermenistan, İran, Sovyetler vs.

-          Ermenistan mı dediniz?

-          EVET

-          Ermenistan’da Türk mü var?

-          Yahu siz gerçekten diplomat mısınız? Hatta bırakın diplomat olmayı Türk müsünüz? Nesiniz siz yahu? Şüphe etmeye başladım sizden.     

Ermenistan’ın başkenti Erivan’da bile şu anda çoğunluk Türk ve Müslümandır. Git de dersine çalış biraz.

Neyse

Şimdi böyle bir durumda ne olur?

-          Ne olur?

-          Bütün bu saydığım ülkeler Türkiye’nin arka bahçesi olur akıllı…

Yani

Biz Osmanlı’dan kurtulduk derken çok daha güçlü bir TÜRKİYE ile karşı karşıya kalırız

-          Amaaan düşündüğün şeye bak

Biz iktidarda kaldıkça bu ülkelerin bizim arka bahçemiz olsa ne oluuur olmasa ne olur

-          Orası doğru ama bu Türklerin ne yapacağı belli mi olur? Malum sizin hacınız hocanız bitmez.

Yarın bir HOCA gelir Yok bir ‘İslam Birliği’ diye tutturur, başka biri gelir ‘Türk Birliği’ der.. yok bilmem bir uzun adam gelir bu ikisini mecz eder.

Neme lazım

Biz şimdiden tedbirimizi alalım da…

 

 

İSLAM DÜNYASI

-          İslam dünyası ile de ilişkinizi keseceksiniz?

-          Oh canıma minnet… Bıkmıştık zaten yalelli Arap görmekten

-          Sadece Araplardan bahsetmiyorum

Arabı Acemi Hintlisi Malayı Kafkasyalı ne varsa hepsiyle ilişkiyi kesecek yüzünüzü bize çevirecek uslu bir şekilde gösterdiğimiz yerde oturacaksınız.

-          İyi ama ticaretimiz sanayimiz ne olacak?

-          Siz kiiim sanayi ticaret kim? Tekrar ediyorum o Vecihi’nin kulağını bükün. Bir de Nuri Demirağ mı ne biri varmış. O da bi işler karıştırıyormuş. Uçak falan yapmayı kafasına koymuş muş. Onun da emdiğini burnundan getirin

Sanayi sizin neyinize…

Biz üreteceğiz siz tüketeceksiniz. İlla ki, bir şey yapmak istiyorsanız makarna fabrikası, gazoz fabrikası kurabilirsiniz.

Hadi hadi bugün iyiliğim üstümde montaj atölyeleri kurmanıza da izin vereceğiz.

Ama sakın üretim falan yapmaya kalkmayın.. canınıza okuruz.

-          Peki, buna halkı nasıl inandıracağız?

-          O işi bize bırakın siz.

‘’Araplar bizi arkadan vurdu..’’ dersiniz. Ders kitaplarına bunları koyun. Hatta siz zahmet etmeyin. Müfredatı biz hazırlar size göndeririz.

Size yeni gazeteler kurarız.

Onlar da ‘’Ne Arabın yüzü ne Şam’ın şekeri..’’ diye  destek verirler. Tanzanya’da Afrika’da ne işimiz var diye dalga geçerler

-          Onlar ne olacak?

-          Kimler?

-          Araplar

-          Haa merak etmeyin. Sadece onlarla değil tüm İslam dünyası ile biz ilgileniriz.

Mesela

Araplara deriz ki: ‘’Türkler sizi yüzyıllardır sömürdü, ezdi. Yeter artık. Şimdi bağımsızlık zamanı’’

-          Gerçekten onlara bağımsızlık verecek misiniz?

-          Pöh! Ne bağımsızlığı? Mesela dedik.

-          Böyle söyleyince başınızdaki fötr lengeriden şüphelenmeyecekler mi?

-          Biz sizi bize benzetmek için fötr lengeriyi mecbur ediyoruz.. onları ikna etmek için biz onlara benzeyeceğiz. Lawrence ne güne duruyor.

 

 

PEKİ, NEYE HAYIR DİYECEĞİZ?

-          Peki, neye ‘Hayır’ diyeceğiz?

-          Dediklerim daha bitmedi

-          Sizin dedikleriniz bitmedi ama ben bittim. Bir de bu yeni yazınıza alışamadım kargacık burgacık gibi bir şey. Osmanlıca stenografi gibi kalemin altında yağ gibi kayıp gidiyordu.

-          İyi..madem notlarını bizim latince alfebe ile tutmaya başladın seni fazla yormayayım.

-          Dinliyorum efendim

-          Ola ki.. olmaz ya farz edelim yani. Aldığımız tüm tedbirlere rağmen istemediğimiz kişiler Türkiye’nin başına geçti ve Türkiye’yi ana yatağına çekmeye kalktı. İşte o zaman bütün gücünüzle HAYIR deyin.

 

Ne kadar çok bağırabilirseniz bağırın maraza çıkarın ama taş üstüne taş koymak isteyenlere fırsat vermeyin.

Birisi ‘Ağır Sanayi..’ dedi mi alay edin, gerici deyin yobaz deyin.. medyamız gerekli desteği size verecektir.

Türkiye’nin alt yapısını kim kuruyorsa, bizimle rekabet etmeyi kim göze alıyorsa onlara yüklenin HAYIR deyin

-          Ama o yatırımlardan biz de istifade ediyoruz. Nasıl karşı olalım?

-          Bana bak sen ajan mısın yoksa aptal mı?

-          Neden efendim?

-          Yahu ben sana devleti veriyorum, bürokrasiyi sana bağlıyorum, ülkenin tüm servetini senin adamlarının arasında pay ediyorum.. dokuz kişiye bir pul bir kişiye dokuz pul veriyorum.. buna itiraz edenlere medyamla yargımla saldırıp sindiriyorum…

 

Yani

İktidar olmasan bile.. ila nihaye sana bir iktidar bahşediyorum.

Sen kalkmış bana:

‘’Avrasya’dan geçtim fena değilmiş..

Marmaray iyiymiş.. hastaneler 5 yıldıza dönmüş.. yok okullar böyle, duble yollar şöyle, silah sanayimiz uydularımız cep telefonlarımız şu bu…’’ diyorsun.

Bu işi yapamayacaksan başkasını bulayım?

-          HAYIR efendim!.. HAYIR HAYIR yüz bin kere HAYIR!!!

 

 

 

 

Bu yazı toplam 310 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 212 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 4863936 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA